SRT Yayın Akışı - 22.06.2021
Son Dakika

SÖZLEŞMEDEN NEDEN ÇEKİLDİK?29 Mart 2021 - 05:35, Pazartesi


Zemine YILMAZ İŞÇİ

Bu günkü yazıma  ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kema ATATÜRK’ün bir sözüyle başlamak istiyorum

“Bir milletin medeniyetini ölçmek istiyorsanız, kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakın.” Diyor Büyük Atatürk…

     42 milyon kadının hukuk gaspına yol açacak İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekmek neyin nesi?

     Madem, kafanızı karıştıran maddeler vardı, O zaman sözleşmeyi neden imzaladınız?

 Niye imzaladınız, şimdi niye vazgeçiyorsun, bu millete, kadınlara anlatmalısının.

   11 Mayıs 2011 yılında İstanbul Sözleşmesini meclisten geçirirken; “Yüksek insanlık ve hukuk erdemi” diye alkışlayan ve “aile yapımız kurtuldu” diye sevinen, gurur duyan ve övünenler bir gece yarısı  sözleşmeden çıktıklarını ilan ettiler…

       2011’de bu sözleşmeyi çıkarmakla övünenler; 246 oyla kabul edip, tek imzayla feshettikleri bu sözleşmenin hangi maddesinden rahatsızlık duydular?

        AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin,  bir televizyon programında  İstanbul sözleşmesi için  söyle demişti: “Demek ki toplumumuzda bu sözleşmeden rahatsız bir grup insan var. Ama onların rahatsız olduğu şeyler bu sözleşmede yazmıyor. Nafaka şikayetleri yazmıyor. Eşcinsel evliliklerin onaylandığı yazılıyor bu sözleşmede. Belki 20 defa okudum yazmıyor. Terminoloji ile ilgili itirazlar olabilir. Bunu anlıyorum."

     İstanbul Sözleşmesi  34 ülkenin parlamentosundan geçmiştir. Kadınları ve çocukları her türlü şiddetten korur, çocuk istismarını, çocuk yaşta ve zorla evlilikleri engeller. Şiddete maruz kalan kadın ve çocukları güçlendirir. Kadına karşı ayrımcılığı, fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik şiddet türlerini yok etmeyi amaçlar, toplumsal cinsiyet eşitliğini kurmayı hedefler.

    İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının ardından tarikatlar teşekkür sırasına girdi.

Tarikatlar başta olmak üzere birçok dini topluluk, aile içi şiddete devletin müdahalesini istemedikleri ve kadın-erkek eşitliğini reddettikleri için İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkıyor. Ancak bu itiraz toplumda tepki çekeceği için eşcinsellik gerekçesine sığınıyorlar.

     İstanbul Sözleşmesi'nde eşcinselliği olumlayan veya teşvik edici bir cümle geçmediği gibi bu tür evliliklerden de söz edilmiyor. Sözleşmenin cinsel kimlik ve yönelimlere bakılmaksızın uygulanacağı belirtiliyor.

     11 Mayıs 2011 yılında imzaladıkları İstanbul Sözleşmesi’nden 10 yıl sonra imzalarını çekenler; “Karımı seviyordum, seni terk edeceğim deyince öldürdüm!”  “Eşim boşanmak isteyince çekip vurdum!” “Cinnet geçirdim hatırlamıyorum, pişmanım!” diyenler için ne düşünür? Daha doğrusu önemser mi?

      8  Mart’ta bir köşe yazısı yazmıştım.  Herkes koro halinde  8 Mart’ta  söyler 9 Mart’ta unutur diye. Aynen öyle oldu.

Bu yazı toplam 892 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar