SRT Yayın Akışı - 22.06.2021
Son Dakika

UZAKLAŞTIRAN UZAKTAN EĞİTİM22 Mart 2021 - 04:21, Pazartesi


Semiha Özgür SEZER

Adı gibi bizi ne hale getirdi uzaktan eğitim. Çocuklara sorsanız hallerinden çok memnunlar. Okullar açılmasın diyorlar. Bizler eskiden tatillerde okulu özler ve dört gözle beklerdik açılsın diye. Şimdi bir bıkkınlık, bir kopukluk. Çok memnunlar;  hatta salonun yolunu unutup, odamda mutluyum diyorlar. Bilgisayarda ‘oturma’ desen bir türlü, ‘otur’ desen bir türlü. Sabahleyin uyanamıyorsa derse katılmıyor ya da geç uyanıp ders anlatan hocanın sözünü bölüp, hocam yoklama yapıldı mı diye sayısızca soruyor.

Arada yasaklar kalkıyor, okula sınavlara gidiyorlar, ondada arkadaşları ile kaynaşamadığından yalnız yalnız oturuyorlar.  Odalarından derse bağlansak diye can atıyorlar. Akşam tüm aile evde toplandığında, çocuk ayrı evmiş gibi odasında yaşıyor. Sonra bir seviniyoruz yasaklar kalkmış, ‘hadi çocukları gezdirelim ‘ diyoruz. Hayır, çıkmak istemiyorum diye mızmız mızmız.

Bir arkadaşım çocuğunun çalışma sandalyesini değiştirdi, eskidi öyle eskidi ki bir çocuğun hayatında oturamayacağı kadar oturdu. Hani çocuklar yerinde duramıyor, oturamıyor diye eksik etmediğimiz sözler havada kaldı. Şimdi çocuklar yürümüyor. Koşmuyor. Oynamıyor. Sadece oturuyor, yiyor, yatıyor.

NE YAPACAĞIZ?

Özellikle online ders dışı saatlerde bu aygıtlarda geçirilen zamanın artmasıyla çocuklarda ve ergenlerde dijital bağımlılık fazlasıyla artı. Ve dijital ortamlarda yaşanan sürenin artmasıyla yalnızlık, asosyal eğilimler, dikkat ve konsantrasyon gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Salgını atlattığımızda bize ilave yük olacak sorunlarımız bunlar. Önceden öyle ya da böyle mücadele içinde olmamız birazda olsun kontrol sağlarken şimdi kontrol tamamen bilgisayarda.

Şunu tavsiye edebilirim ki, mutlaka aile filtreleri kullanın. Ve çocuğun odasına olan cazibesini başka cezbedici etkinliklere yöneltmekte yerinde olur. Günlük yaşantının sorumluluklarından uzaklaşan çocuklarımız için, mutfakta kek yapmak, satranç oynamak, birlikte yürüyüş yapmak vb. etkinlik iyi olacaktır. Ama tabi demesi kolay, ne yapsak odasından çıkmıyor diyeceksiniz. Özellikle ortaöğrenimdeki çocuklar için ergenler için zor olabilir. Onları daha çok kendi ilgi alanlarına yönelik ortam oluşturmak yerinde olacaktır. Enstrüman, spor gibi alanlarda devam eden atölyelere katılımları sağlanabilir. Bunun dışında ihmal ettiğimiz bir konu var ki ailelerin birbirine uzaktan da olsa desteği önemli. Çocukların kendi sosyal ortamlarını devam ettirebilmeleri için kafa yormaları gerekir.

HİKİKOMORİ ÇOCUKLAR

Hikikomori, Japonca da “elini, ayağını çekmek” anlamına geliyor. Ve teknolojinin merkezi diyebileceğimiz Japonya’dan yayılmış 21. Yüzyılın hastalığı. Hikikomori hastalığı, büyük oranda erkeklerde ve 15 yaşlarında görülüyor. Bu kişiler, sanal bir dünyada olmanın rahatlığını yaşıyorlar. Her şeyi kendi istedikleri şekilde yönetebiliyorlar ve kimse onlara çıkmıyor. Dolayısıyla bireylerde zamanla kendi kendisine yaşama eğilimi artıyor ve aileden kişilerle bile iletişim kurmak istemiyor.  Ufak bir giriş yaptığım HİKİKOMORİ ‘yi bir dahaki yazımda daha detaylı ele alacağım. Şimdilik Sağlıklı günler.

(Semiha_sezer@hotmail.com)

Bu yazı toplam 1038 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
KÖŞE YAZARLARI

Sosyal Medya



Çok Okunanlar

  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

E-Posta Listesi

Adınız E-Postanız

Arama


Arşivde Ara


Evren TV Programlar