Bazı şeyler sadece sonuçtur

Mobing psikolojisi ,çok boyutuyla kişiye zarar veren bir saldırıdır.Evet saldırı diyorum çünkü kişinin onuruna, şahsiyetine, fikirlerine, varlığına aleni psikolojik saldırıdır.

Tevazuun olmadığı, insana eşya gözüyle bakan ,kendi egoist ve kişiliksizliğini ,hazımsızlığını başkalarına saldırma hakkını bularak tatmin eden bir çok yönetici yok değil.

İş yaşamında bir  çok yönetici ile çalıştım. Şunu bilir şunu söylerim. Ah almış yönetici, gittiği on yıl da olsa, on yıl boyunca kulakları ‘çirkin insan’ olarak anılır .İsmi geçtiğinde ‘Allah karşısına çıkartsın yaptıklarını’ denilerek yad edilir. Arkasına ne bıraktığına önem vermeli insan . Kimi avuçlara dua bırakır, kimi beddua bırakır. O yüzden helal alabilecek yüzü olmalı insanın.

Her sabah kendi personeli olsun ya da olmasın gülümseyerek halini hatırını soran, adalet ve inancının gerekliği olarak kul hakkına riayet eden kaç yönetici var.

İnsanlar bir yerin lideri olmak isterken kendini layık görmelerinin tek kriteri hâkimiyet ve üstünlük duygusu. Fayda değil. Yöneticiler hakikaten sırtlarında büyük bir yük taşıyorlar. Adil olmak, mütevazı olmak, insana değer vermek, yükümlülüğünü taşıyorlar.

En çok üzüldüğüm, ciddi duyarlı olduğum, gördüğüm ve rahatsız olduğum davranış ‘hak bilmezlik.

Belki de bu benim çok şeyi tırmalayarak elde etmemden, alın terine önem vermemden kaynaklı bir duygudur, başkalarının dayı ,amca ile ulaştığına meşru yollardan ulaştığım içindir. Daha kıymet biliyor, daha empati yapabiliyor, emekçiyi anlıyorum.

Elhamdülillah hak ve emeğe saygı duyuyorum. Değişmeyecek prensibimdir.

Şimdi bakıyorsunuz gençler bile , meslek seçerken kolay yoldan ulaşılabileceğe meylediyor. Bir genç danışanım liseden ayrılıp evine stüdyo kurdurmak için babasına baskı yapıyordu. Youtuber olanlar daha kolay para kazanıyor muş diyordu.

Yada bir genç çocuğumuz, okutulmuş, yabancı diller, iyi okullar; referansa ihtiyacı olmadığı halde kendi azmine ve emeğine fırsat dahi verilmeden üstün ırk dayısının üstlere ricasıyla, emek verenlerin üstüne basılıp bir yerlere getiriliyor. Halbuki ,bırak! o gencecik dolu evladına,o kadar emek verdin ,okuttun ,donanımlı ;kendi azmi ile vasfı ile bir yerlere girsin. Hiç kimsenin bu hak vebali almaması gerekli ama herzaman diyorum ; ‘özellikle Allah ı daha çok zikredenlerin hiç mi hiç yapmaması gerekli.’’

Sonra ne mi oluyor?

Demek ki bu işler böyle oluyor deyip, ilim irfandan uzaklaşıp aşiret ağası olmak pek tabi daha mantıklı geliyor insanlara. Çünkü sözü geçmeli, sözü geçenlerin yaveri olmalı .

Peki ya vicdanınıza, ya da mezarda açılan çukurunuza bıraktığınız sermayeler !

KONUŞULMALI

Bu efeler, bu ağalar, şehrin ortasında aşiret olanlar, ezen ve ezilenler, şehri paylaşanlar, hak yiyen ve yenilenler,bunlara çanak tutanlar, susanlar, ortak olanlar konuşulmalı.

Nereye gidiyoruz diye bir düşünülmeli. Ama düşünüleceğini sanmıyorum. Çünkü herkes üstün ırk ;Toprak kadar mütevazi ol derken anlamamış, toprağa ayağımla basıyorum, kibrini taşıyor.

Bu zelillik ile ,karışık meyveli pastayı yapan, hazırlayan, kesen, paylaşan, garibana parmak yalatan her üstün ırkı ‘Allah islah etsin ‘diyorum.

Ve diyorum ki ; Nasıl yönetirsen, gün gelir sende öyle yönetirsin.

Saygılarımla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semiha Özgür Sezer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.