Sesimi duyan var mı? (1.Kısım)

Takvim 17 Ağustos 1999; sıradan bir gün olarak başlayan gece saat 03.02’yi gösterdiğinde kara bir gün olarak tarihte yerini aldı. Sakarya sıradan bir günün sonunda uykuya daldıklarında bambaşka bir hayata gözlerini açtı. Uykularında büyük bir gürültü ile gözlerini açtıklarında kör bir karanlığın kucağında inleyen son umut çağrıları ile buldular kendilerini. Kayıtlara Kocaeli Gölcük olarak geçen ve Adapazarı şehir merkezinin de büyük bir kısmının hasar gördüğü o tarihi gece. Yıkıntıların arasında son umut sözleri kulaklarda çınlıyordu; ‘’Sesimi duyan var mı?’’. Hem şiddetle unutmak, hem de unutmamak istiyor insan bu sözleri. Hala bazı yüreklerde bu sesler çınlıyor, bazı kabusların bir parçası oluyordu. Yeniden duymak istemediğimiz bu sözler yeniden söylenmesin, boğazlara düğümlenmesin diye coğrafyamızın kaderi ‘’DEPREM’’ bu köşe yazımızın konusu oldu.

Son zamanlarda haberlerde çok duyduğumuz ve tüm Türkiye’yi ‘’Çök,kapan,tutun’’ sloganı ile yapılan tatbikat ile bir kez daha deprem gerçeği ile yüzleştik. Deprem ülkemizin coğrafya kaderi ile önlemez bir doğal afet olduğunu kabul etmemiz ve hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Bu doğrultuda bugün ki köşe yazımızda deprem öncesi hazırlıklarımız üzerinde konuşacağız. Bir sonra ki köşe yazımızın konusu da deprem anında yapılması gerekenler olacak.

Deprem Öncesı̇ Alınacak Önlemler

Afetlerde yıkımları, hasarı azaltacak en önemli unsur afet öncesi alınacak önlemlerdir. Bu doğrultuda alınacak önlemler;

1- Depremin oluşumunu önleyemeyiz ancak yaşadığımız bölgeyi seçmek, depremde hasarı en aza indirmek elimizde. Bu nedenle yaşayacağımız bölgeyi titizlikle belirlemeliyiz. Kaygan ve ovalık bölgeler iskana açılmamalıdır. Konutlar gevşek toprağa sahip meyilli arazilere yapılmamalıdır.

2- Yapılar deprem etkilerine karşı dayanıklı inşa edilmelidir. Her birey kendi oturduğu binanın depreme karşı dayanıklılığını öngörememekle birlikte, daha önce yüksek ölçekli depreme maruz kalınma öyküsü, taşıyıcı kolonlarda çatlaklar, binanın zemini gibi unsurları göz önünde tutmalıdır. Özellikle 1.kuşak deprem bölgelerinde tercih imkanınız varsa dikey binalardan daha çok az katlı yatay ve kayalık zeminde yapılmış binalar tercih edilmelidir.

3-Dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine bina yapılmamalıdır.  Çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlarda bina yapılmamalıdır.

4-Mevcut binaların dayanıklılıkları artırılmalıdır.

5- Konutlara deprem sigortası yaptırılmalıdır.

Bu önlemlerin yanı sıra, yapısal olamayan, yani binadan değil de eşyalardan kaynaklanacak hasarlardan korunmak için günlük kullandığımız eşyalarımızın ev içerisine yerleştirilmesinde aşağıda sayılan önlemleri almalıyız:

Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemeleri kayarak düşmelerini önlemek için plastik tutucu malzeme veya yapıştırıcılarla sabitlenmelidir. Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyalar birbirine ve duvara sabitlenmelidir. Eğer sabitlenen eşya ve duvar arasında boşluk kalıyorsa, çarpma etkisini düşürmek için araya bir dolgu malzemesi konulmalıdır. Rafların önüne elastik bant ya da tel eklenebilir. Küçük nesneler ve şişeler, birbirlerine çarpmayacak ve devrilmeyecek şekilde, kutuların içine yerleştirilmelidir.

Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortaları otomatik hale getirilmelidir.
Binadan acilen çıkmak için kullanılacak yollardaki tehlikeler ortadan kaldırılmalı, bu yollar işaretlenmeli, çıkışı engelleyebilecek eşyalar çıkış yolu üzerinden kaldırılmalıdır.
Geniş çıkış yolları oluşturulmalıdır. Dışa doğru açılan kapılar kullanılmalı, acil çıkış kapıları kilitli olmamalıdır. Acil çıkışlar aydınlatılmalıdır. Karyolalar pencerenin ve üzerine devrilebilecek ağır dolapların yanına konulmamalı, karyolanın üzerinde ağır eşya olan raf bulundurulmamalıdır. Tüm bireylerin katılımı ile (evde, iş yerinde, apartmanda, okulda) “Afete hazırlık planları” yapılmalı, her altı ayda bir bu plan gözden geçirilmelidir. Zaman zaman bu plana göre nasıl davranılması gerektiğinin tatbikatları yapılmalıdır. Bir afet ve acil durumda eve ulaşılamayacak durumlar için aile bireyleri ile iletişimin nasıl sağlanacağı, alternatif buluşma yerleri ve bireylerin ulaşabileceği bölge dışı bağlantı kişisi (ev, işyeri, okul içinde, dışında veya mahalle dışında) belirlenmelidir.

Bireysel olarak alınacak önlemler;

Deprem anında kaosu azaltmanın en önemli unsuru deprem öncesinde bireylerinde deprem anında kendi yaklaşımlarını oluşturmalarıdır. Bulundukları evin konumuna göre kendi afet hazırlık senaryolarını oluşturulmalıdır. Depremin yıkıcı özelliği ortalama 15-20 saniye kadar sürmektedir. Bu doğrultuda deprem öncesi oturdukları binadan dışarı çıkma sürelerini hesaplamaları en önemli unsurdur. Özellikle zemin katta oturanlar depremin yıkıcı etkisi henüz başlamadan binayı boşaltma imkanı varsa tüm önlemler bu doğrultuda alınmalıdır. Yüksek binada oturanlar deprem anında kendileri için yıkılsa da ezilmeyecek olan kolonları belirleyerek kendi hazırlık senaryolarını oluşturmalıdır. Bu doğrultuda tüm aile bireyleri hazırlanmalıdır. Son dönemlerde popüler olan deprem çantaları birçok otorite tarafından önerilmektedir. Büyük anlamda gerekliliği kabul edilmekle birlikte deprem sonrası enkaz altında Robinson Crusoe hayatı yaşanmayacağı da göz önünde bulundurularak ortalama 10-15 kilo olan bu çantaların pratik olmadığı da unutulmamalıdır. Bu doğrultuda daha sadeleştirilmiş az yer kaplayan, pratik kendi çantalarınızın oluşturulması daha uygun olacaktır. Bu doğrultuda yanı başınızda radyo, konserve, ışık kaynakları gibi unsurlar yerine telefon, su ve harici şarj aleti bulundurmak daha etkin olabilecektir.

Özetle depremin yıkıcı etkilerini azaltmak elimizde. Herkes kendi oturduğu binanın konumuna göre kendi senaryo planlarını yapmalıdır.

Deprem gerçeği ile yüzleşmemek adına afetlere her zaman hazırlıklı olmalıyız.Deprem anında yapılacaklar konusunda 2.köşe yazımızda tekrar buluşmak üzere;

Afetsiz günlere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Karakayalı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.