SEDAŞ…

Yüklü elektrik parası ödediğimiz bu kurum ne yazık ki aldığı paranın karşılığını vermiyor.

Şikayetlere kulaklarını tıkamışlar bildiklerini okuyorlar.

 

Geçtiğimiz aylarda gazetemizde çıkan Tığcılar Mah. Küçükosman sokaktaki kablolarla ilgili haberden sonra yıldırım hızıyla bir ekip geldi.

İnceleme yaptı.

Sonuç nedir derseniz.

Sıfır.

Geldiler, baktılar, gittiler.

 

Kablolar hala tehlikeli biçimde duruyor.

Pano yamulmuş vaziyette ve oldukça eski.

Herhalde birilerinin çarpılmasını bekliyorlar.

Çünkü bizde başka türlü iş yapılmaz.

 

Aslında şehrin birçok yerinde özellikle ara sokaklarda panolar oldukça eski.

Kimileri kaldırım üzerinde.

Kimi tehlike oluşturabilecek nitelikte.

Bir görevli çıkıp ta bunları kontrol etmiyor mu diye düşünüyorum.

 

Serdivan’da Ada Tıp arkasındaki yol üzerinde elektrik panolarında “ Türkiye vatanımız Erdoğan babamız” yazıyor.

Bu yazılar 2-3 yıl, belki de daha uzun yıllar o panoların üzerinde.

Bu yazıları neden silmiyorsunuz?

Aynı şekilde panolarda muhalefet parti liderlerinden birinin adı yazılı olsaydı şimdiye kadar o panonun yenisini oraya takardınız değil mi?

 

Sebihahanım ilkokulu arkasında yol üzerinde asfalt aşınmış.

Yeraltından kablo çıkmış.

Büyük ihtimal enerji kabloları.

Ve büyük tehlike oluşturan bu görüntü hala aynı şekilde duruyor.

Bir şekilde kesilse veya kopsa Allah göstermesin insanlar can kaybına maruz kalacaklar.

 

Anlayacağınız yüklü elektrik paralarının karşılığı tehlikeli yaşamak olsa gerek.

Elektrik sayaçlarını okuyan kişilere “gittiğiniz yerlerdeki panolara bakın, fotoğraflarını çekin” deseler bu tür aksaklıkların önüne geçebilirler.

Tabii yapmak isterseniz.

Yapmak istemezseniz; gelir, bakar, giderseniz. 

 

GÜZEL SÖZLER

 

Yazı yazmayı öğrenmek, her şeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.

Amie Suche

 

GÜNÜN FIKRASI

 

KGB karargahındaki telefon çalmış:
- Alo?..
- Komşum Salamon bir devlet düşmanı!.. Odunluğunda deklare edilmemiş elmaslar saklıyor.
- Not edildi, merak etmeyin.
Ertesi gün KGB Salamon'un evini basmış. Odunluğa dalmışlar. Tüm odunları kırmışlar, içlerine bakmışlar. Bir tek elmas bile bulamamışlar. Salamon'a sövmüşler gitmişler.
Akşam üzeri Salamon'un telefonu çalmış..
- Alo?..
- Ben Mose.. KGB geldi mi?..
- Geldi.
- Kışlık odunları kırdı mı?
- Kırdı...
- O zaman telefon etme sırası sende. Sebze tarlamın ekim için çapalanması gerek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ferudun Özdemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.