HER SEÇİM ÖNCESİ UÇUYORUZ!

31 Mart seçimlerine sayılı günler kala siyaset iyice kızıştı. Adaylar açıklandı. Her seçimde olduğu gibi iktidar partisi adayları Sakarya’nın uçuşa geçeceğini söylüyorlar. Muhalefet ise soruyor “22 yıldır iktidardasınız madem elinizde böyle bir imkan vardı şimdiye kadar neden uçuramadınız?”

İktidarın yerel yönetimlerini gayet başarılı bulduğu, her geçen gün gelişmekte olduğunu söylediği Sakarya’da mı yoksa muhalefetin eğitimi ile sağlığı ile tarımı ile ulaşımı ile kötü bir durumda olduğunu ifade ettiği Sakarya’da mı yaşıyoruz!
Söylemek istediğim, ait olduğumuz parti ya da ideoloji bizi gerçeklerden uzaklaştırmamalıdır.
Bana göre ne iktidarın bahsettiği gibi uçuyoruz, yıldızımız parlıyor; ne de muhalefetin dediği gibi kötü durumdayız.
Aslında buna da pek takılmıyorum.
Takıldığım nokta; Sakarya hepimizin ortak değeri. Bu şehir bizim ve bunu el birliği ile kalkındırmalıyız.
Muhalefeti, iktidarı, sanayicisi, işadamı, hiç fark etmez.
Günü kurtarmak adına yapılan açıklamalar ya da atılan adımların ne bu şehre bir faydası olur ne de kişilerin kendisine.
Herkes lafa geldiğinde ‘önce Sakarya’ diyor ama iş icraata gelince farklı öncelikler devreye giriyor.
Sakarya bugüne kadar hak ettiği noktaya gelememiş bir şehirdir. Ama öyle yerlerde sürünen de bir şehir değil.
Anlamsız siyasi kavgalar, iç çekişmeler, ‘üzüm yemek önemli değil, bağcıyı dövelim de ne olursa olsun’ anlayışı yüzünden bugüne kadar çok zaman kaybetmiştir.
Zaman kaybı da bu şehrin çıtasının daha da yükselmesini önlemiştir.
Türkiye’de sistem değişti. Ve bu yeni sistemle birlikte yerel yönetimlerin önemi daha da arttı
Ben işin AKP, CHP, MHP Saadet, DEVA ya da İYİ kısmıyla ilgilenmiyorum.
Kim, hangi icra makamında yer alıyorsa; ondan icraat bekliyorum. Daha iyisinin olması için.
Çünkü bu şehir bunu hak ediyor.
31 Mart yerel seçimleri ülke açısından büyük önem taşıyor elbette ama ben Sakarya için
çok daha fazla önemli olduğunu düşünüyorum.

Sizce de siyaset pasta gibi görülmüyor mu? Entrikalı, stratejik kokulu,
Kiminin büyük payı,kiminin köşesinden aldığı. Kiminin de kapı dışı bırakıldığı.
Paylaşanlar,pastayı yiyenler,yemek isteyenler .
Bu düşüncelilere hakimiyet verildiği sürece hizmet nasıl gerçekleşebilir.
Yüzleşme yapalım,egoları bırakalım,kendimize dönüp bakalım
Kürsüye çıkıp,birlik beraberlik,vatan millet mesajlarının ötesine geçelim ne olur?
Nerdeyiz,nereye gidiyoruz bunları konuşalım.

Birlik beraberlik konuşulurken de,bizim ayağımıza bağ olanların neden niçin olduklarını ve bize nasıl zarar verdiklerini konuşabiliriz tabiî ki.
Sıradan bir vatandaş olarak ,siyasetin egolara hizmet eden ,çıkarcılara araç edilmemesini istiyorum.
Bizi temsil edecek insanların,arkasındakileri unutup ,biraz daha ,biraz daha yükseleyim hedefleriyle zamanımızı ve devletin konumunu kullanmasını istemiyorum.
Veren el olmasını ,torpillerin dönmediği,hakkın yiğide verildiği bir yönetim istiyorum.
Dürüstlük,mütevazilik,alçak gönüllülük, gönlü zenginlik…yani gönüle dair ne varsa öyle gönüllü olsun istiyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zemine Yılmaz İşçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.