MİLLET İRADESİ SON SÖZÜ SÖYLEDİ

Türkiye’de ilk kez farklı bir  yerel seçim süreci yaşandı. 

Yöneticilerimizi seçmede millet iradesi son sözü söyledi.

Bundan sonra seçilenler milletin kendilerine verdiği yetkiyle görev yapacak.

Kimse kendini bu iradenin üstünde göremez,

Kendi düşündüğü doğrultuda sonuçlanmadı diye de itibarsızlaştıramaz.

31 Mart yerel seçimi için saptadığı  üç nokta var.

 İlki; Halk artık konuşmuyor, çünkü kararını çoktan verip sandığa gidiyor.

İkincisi ise; Halk artık çok rahat konuşuyor, çünkü artık kaybedecek bir şey kalmamış ve korku duvarını çoktan aşmış.

Üçüncüsü ise   sanki bir yerel seçim değil farklı bir seçim yaşadık.

Toplum gerildikçe gerildi.

Artık seçimler bitti, gerginliklerde bitmeli 

Herkesin düşüncesine saygı duymaktan başka  çare yok

31 Mart  yerel  seçimlerinde yok böyle oldu, yok şöyle oldu demeyeceğim.

Olduğum yerde olmaya, durduğum yerde durmaya devam edeceğim.

Her zamanki gibi doğruya doğru yanlışa yanlış demeye devam edeceğim

Bizler Atatürkçü,  ve cumhuriyetçi yolda yürümeye devam edeceğiz,

Umutlarımızı asla terk etmeyeceğiz.

Umudumuz yoksa eğer ,yaşam çok uzak kalır bizlere.

Oysa yaşamımızın tek sebebi umut değil midir.

En büyük düşmanın umutsuzluk olduğunu asla unutmamalıyız.

Ülkemiz ve çocuklarımız için bilim ve akıl için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gerçeklerden asla vazgeçmeyeceğiz

Dostluğu, umudu, güveni yeniden buluşturursak, ayaklarımız yere daha sağlam basar ve biz yüreklerimize daha çok söz geçiririz.

En büyük düşmanın umutsuzluk olduğunu asla unutmamalıyız. Kavgasız, şiddetsiz, terörsüz, barış içinde yaşayacağımız günler için birbirimize kenetleneceğiz.

TARIMDA KÜÇÜLDÜK

Bir zamanlar üretimde bölgenin cazibe merkezi olan Sakarya  bu gün bu özelliğini kaybeden ve tüketen bir toplum oldu.  Köylerden  göç vermeye başladık. Göçle birlikte tarımda da küçüldük.

Bir zamanlar, eskiden köy dediğimiz, şimdilerde mahalle olarak tanımlanan yerleşim yerlerinde hareket vardı.

Ürünün her çeşidi yetiştiriliyordu. Nüfus devamlı artıyordu. O mahallelerde üreticinin her ihtiyacı kendisi tarafından karşılanıyordu.

Sonraları ne  oldu. Girdi fiyatları arttı. Çiftçi ürettiği ürünleri pazarlamada sorun yaşamaya başladı. Bu da kafaları karıştırdı. Üretici severek aşk ile çalıştığı topraklarını bir bir terk etmeye başladı. 

Üretime küsen üretici, tarlasını terk etti. Asgari ücretle iş bulursa göklere uçuyor.

Bende  ev  hanımı olarak  küçükte olsa ekonomist sayılırım.

İstikrar  ortada. İşsizlik, hayat pahalılığı, ekonomik sıkıntılar, zorda olan ticaret hayatı, yangın yerine dönen çarşı- pazar, artan kazalar.

Tarımın hali ortada. Girdi fiyatları  artıyor. Köylü köyünü terk ediyor.

Alıp başını giden zamlar, dizginlenemeyen işsizlik, artan ve yayılan geçim derdi, intiharlar, cinayetler, iflaslar, tavan yapan umutsuzluk. 

Etten ota, balıktan tavuğa, pirinçten nohuda, şekerden mercimeğe ithal etmediğimiz bir şey kaldı mı?

Pansuman değil, kalıcı önlemler alınsaydı, her şey haraç mezat satılmasaydı, batan, biten, çöken esnaf sayısı bu kadar olur muydu?

Halkın asıl sorunlarını geri plana iterek  el çabukluğuyla, laf kalabalıklığıyla, varsa yoksa kendi seçmen kitlesini etkileyerek ortamı dinamik tutmadaki başarısı.  Benim anladığım istikrar bu.

Muhalefeti, iktidarı, sanayicisi, işadamı,  hiç fark etmez.

Günü kurtarmak adına yapılan açıklamalar ya da atılan adımların ne bu şehre ne  bir faydası olur ne de kişilerin kendisine.

Herkes lafa geldiğinde ‘önce Sakarya’ diyor ama iş icraata gelince farklı  öncelikler devreye giriyor.

Sakarya bugüne kadar hak ettiği noktaya gelememiş bir şehirdir.

Anlamsız siyasi kavgalar, iç çekişmeler, ‘üzüm yemek önemli değil, bağcıyı dövelim de ne olursa olsun’ anlayışı yüzünden bugüne kadar çok zaman kaybetmiştir.

Zaman kaybı da bu şehrin çıtasının daha da yükselmesini önlemiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zemine Yılmaz İşçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.