BAYRAMLARIN ESKİ TADI YOK

Çok klişe bir konu gibi görünse de bayramların herkes için farklı bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Hatta sadece benim için bile ‘bayramın’ farklı farklı bir sürü anlamı var. İlk aklıma gelen ramazan boyu para biriktirerek kendi bayramlığımı almak oldu. Bu tutumum henüz onlu yaşlarımdayken başladı. Hem yeni kıyafetler giymek istiyordum hem de ailemin cebini zorlamamak. Bende çözümü böyle bulmuştum. Yeni kıyafet alma heyecanı o günlerde hissedilen bir şeydi. Günümüzde bu heyecanın pek kaldığını düşünmüyorum. Kıyafetlerimizi geceden yatağımızın yanına dizer sabah uyanır uyanmaz bayram namazından dönen babamın elini öperdim. Ardından kahvaltımıza oturur ailecek mutlu mesut o gün evde ne varsa yerdik. Bayramlardaki tek lüksümüz kahvaltıdan sonra çayla kabuklu fıstık yemekti. Tüm bu ritüellerin ardından ise sıra büyüklerimizi ziyaret etmeye gelirdi. İşte benim için bayramların en güzel yanı anneannem ve dedemi görme heyecanı ile başlardı. Tıngır mıngır bir otobüs yolculuğunun ardından bayır aşağısında yer alan taş evlerine koşa koşa giderdik. ‘Anneanneee, anneanne…’ O da bizi bahçede karşılar bütün güler yüzüyle gelmemizden ne kadar hoşnut olduğunu bize gösterirdi. Mutlaka her bayram bize oyuncak alır, dedem ise hemen sevdiğimiz yiyecekleri yapmak için bahçedeki yerini alırdı. Gece yarılarına kadar ne sohbetimiz biterdi, ne de neşemiz… Neşeli hayatın hüzünlü gerçekleri bayramlara doyamadan kapımızı çaldı. Ardı arkasına hem dedemi hem de ananemi kaybettik. O yıllardan sonra ise annem ve ben mahalledeki büyüklerimizi ziyaret etmeye başladık ve onlarda tek tek hayata gözlerini yumdu. Yıllar yılları kovalarken eşimle tanıştım. Erken yaşlarda kaybettiğim anneannem ve dedem için keşke görselerdi diye içerlediğim birçok hayalime eşimin babaannesi ve dedesi ortak oldu. Okul başarılarım, düğünüm ve mesleğime adım atışlarım… Ve maalesef çok yakın bir zamanda pamuk babaannemizi de kaybettik…

Şimdi fark ediyorum ki bir insanın şekeri – tuzu, bereketi olmadan nasıl tadı olsun. Bugün ‘nerede o eski bayramlar’ diye şikayet eden birçok kişinin geçmişinde sevdiği insanları kaybedişlerinin derin acılarının yattığını düşünüyorum. Bir yandan da nasıl sevildiğimizi gösteren büyüklerimiz varsa, bizlerin de bir gün öyle olmamız gerektiğini ve bu yüzden de bayramlara sahip çıkarak küçükleri mutlu etmenin, büyüklerin elini öpmenin ne kadar önemli olduğunu kendime söyleyip duruyorum. Bir de tatiller uzun oldukça evden uzakta bayram geçirmenin de bayram heyecanını öldürdüğünü söylemeden geçemeyeceğim.

Sevdiğiniz insanlarla daha fazla vakit geçirebilmeniz dileğiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşe Gül Sansarcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Karaalp - aynen güzel kızım eski bayramlar yok denilecek kadar az amma şükür ki Ömer karaalp olarak annen ile beraber bizler yapmaya çalışıyor uz sizler de bize destek oluyor sunuz hepinizi seviyorum canlarim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Nisan 12:54