SILA-İ RAHİM

Aziz Kardeşlerim

Dinimizde, imanımıza göre ana baba hakkından sonra en çok dikkat edeceğimiz konulardan birisi de sıla-i rahim yani akrabalık bağlarını kesmemek, akrabalar ile münasebeti koparmamaktır. Akraba dediğimizde ne anlarız. Kur’an-ı kerim ifadesiyle aşiret yani en yakın akraba demektir. Peki en yakın akraba kimlerdir. Dayı, amca, teyze, hala. Dayı ve teyze annemiz tarafından akrabadır. Amca ve hala ise baba tarafından akrabadır. Onların çocukları ile bizim çocuklarımız yeğendir. Şöyle bir söz vardır. Annen yoksa, teyzen vardır. Dayın vardır. Baban yoksa amcan ve halan vardır. Teyze, dayı, anne aynı kadının doğurduğudur. Amca, baba, hala aynı kadının çocuğudur. İşte birbirinden ayrılmayan kişiler sıla-i rahimi meydana getirir. Rabbimiz nisa suresinin birinci ayetinde şöyle buyuruyor. Allah’tan ve akrabalık bağını koparmaktan sakınınız, korkunuz.

Maalesef zamanımızda akrabalık bağları yok denecek kadar azaldı. Gözü kör olsun, dünya malı akrabalar arasına girdi. Şeytanda rolünü oynadı. Gözü mal hırsı bürüdü. Akrabalıklar yok oldu. Bu durumu Kur’an’dan öğrenelim. Rabbimiz Muhammed suresi 22.ayetinde şöyle buyuruyor. Demek ki güç bende diye yeryüzünde fesat çıkarıp akrabalık bağlarını, münasebetlerini parçalayıp keseceksiniz öylemi. Ben acizane 50 senedir görevim icabı binlerce kefen biçtim. Hiçbir kefene cep yapmadım. O halde öldükten sonra ahirete, dünyalık değil, Allah’ın rızasına uygun ameller gidiyor demektir. Dünyanın sadece süsü olan bizimle gitmeyen mal hırsına kapılıp Allah’ın haram kıldığı akrabalık bağlarını koparmayalım. Dargınlar varsa barışalım. Ben barışmak istedim fakat onlar istemedi demeden bir iki defa daha deneyelim. Ondan sonra olmazsa biz mesul sayılmayız. Eğer ki haksız bir şekilde hak yemişsek akrabalara haklarını verelim. Cehennemde bizi yakacak dünya malını götürmeyelim.

Bu konuda Peygamberimiz SAV şöyle buyuruyor. Akrabalık bağını kesenler cennete giremez. Ey Müslümanlar Allah’tan korkun. Akrabalık bağlarını koparmayın. Akrabaları ziyaret edin. Çünkü akrabayı ziyaretten daha süratli sevap yoktur.

Aziz Dostlarım

Çok önemli bir konuyu anlatıyoruz. Gayri Müslimlerde akrabalık yok. Neden? İmansız oldukları için. Bu mesele inançla ilgilidir. Eğer ki biz Allah’ın (cc) kulu, Peygamberin ümmeti isek yukarıda ayet ve hadislerle anlatılan akrabalık konusunda imanımız gereği çok titiz davranmamız gerekir. Bakınız aşağıdaki hadis-i şerifler ne kadar düşündürücü.

Ebu Hureyreden rivayet: bir gün Peygamberimiz SAV ile oturuyorduk. Peygamberimiz bize, aranızda akraba bağlarını koparan varsa bizimle oturmasın. İçlerinde akrabalık bağlarını koparan millete rahmet melekleri inmez, gök kapıları kapanır. Dualar kabul olmaz. Sıla-i Rahim (akrabalık bağı) Allah’ın rahman, acıma isminden alınmıştır ki birbirine girmiş vücut içindeki damarlar gibidir. Bunu kim keserse Allah cc ona cenneti haram kılar; buyuran bir peygamberin ümmetleri olarak sıla-i rahimi kesmeyelim. Gözümüzü hırs, dünya malı, menfaati kör etmesin. Allah cc dostlarından biri diyor ki: Malda yalan, mülkte yalan. Gel birazda sen oyalan. Ehli dünya, dünyada, ehli ukba, ukbada, baktım ki dünyadakiler malda, hülyada. Ahirettekiler faydasız Ah-valda, pişmanlıkta. Ben derim ki  bize ne fayda. Dünya ve malı ne de çaresiz ahiretteki pişmanlık. Bize Allah’ımız ve Peygamberimiz gerektir.

Rabbimiz yukarıdaki ayeti kerime de sormuştu. Değer mi bir hiç uğruna akrabalık bağlarını koparıp rahmet ve cennetten uzak olmak. Birbirimize akrep olup zehir vermeyelim. Akraba olup Allah  cc ve Peygamberimize kulak verelim.

Sözlerimizi Peygamber efendimizin nasihatleri ile tamamlayalım. Sahabeden Hz. Ukbe şöyle diyor. Bir gün Peygamber efendimize rastladım. Mübarek elinden tuttum, ve dedim ki; Ya Resulallah bana amellerin en faziletlisini bildirir misin? Peygamberimiz SAV buyurdular ki Ey Ukbe akrabalık bağlarını koparanı sen ziyaret et. Akrabanın fakirlerine zekatını ver. Sadakanı da vermeyi unutma. Sana zulmetmişlerse sen affet. Sana sert davranmışlarsa sen yumuşak davran. Bağışlayan ol. İşte amellerin en faziletlerinden biri budur. En süratli hayır akraba bağlarını koparmamaktır. En süratli azab da akraba bağlarını kesmektir. Bize düşen görev ise bu söylenen sözlerden hisse almak, nefsin, şeytanın değil imanın sesine kulak vermektir. Elbette ki nefis şeytan düşmanları bize şöyle derler. Adam sende boş ver. Böyle akraba olmaz olsun. Onlar sana haksızlık yaptılar seni üzdüler. Sen bu sese kulak verme. Bu ses dost sesi değil, senin düşmanın sesidir. Biz rabbimizin ve peygamberimizin sözlerine inanıp, imanımızın sesine kulak verelim. İşte bu ses dost sesidir.

Selam ve Sevgi ile kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadettin Armağan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Adapostası Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapostası Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Adapostası Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Adapostası Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.